Bugatti Chiron: Her konuda üstüne yok!

Lüks Fransız markası Bugatti, dünyanın süper spor otomobilleri arasındaki en güçlü, en hızlı, en lüks ve en ayrıcalıklı ürününü gün yüzüne çıkardı. Chiron, üstün spor otomobillerin en son nesli ve tamamen yeni bir gelişme... Araçtan sadece 500 adet üretilecek.
Bu haber 2309 kere okunmuş.18 Mart 2016, Cuma - 10:16

Bugatti Chiron, muhteşem bir verimlilikte, 2.000’den 6.000 d/d’ye kadar 1.600 Nm’lik bir torkla, 1.500 HP gücünü yola çıkaran, inanılmaz yüksek güvenlik düzeylerine ve eşi benzeri görülmemiş bir konfora sahip,  dünyanın ilk süper spor otomobili.

Bu, Bugatti’nin yeni geliştirdiği, eşsiz ve efsanevi sekiz-litrelik W16 motorun sonucu. Bugatti’nin iki aşamalı turbo şarj sistemiyle kontrol edilen, dört yeni ve geniş turboşarjör kombinasyonla, Bugatti yeni bir inovasyon sunuyor. Ayrıca çok sayıda teknik geliştirme ve inovasyonla, maksimum performans sürekli olarak mevcut ve tüm hızlarda kolaylıkla kontrol edilebiliyor. Araç, Top Speed modunda, yol kullanımı için sınırlanmış 420 km/s’lik maksimum hıza ulaşıyor. Ancak bu sınır hiçbir şekilde Bugatti Chiron için yolun sonu anlamına gelmiyor.

Yeni karbon lifi monokokuyla, yeni tasarlanmış uyarlanabilir şasisiyle, Bugatti için geliştirilmiş lastikleriyle ve diğer yenilikçi teknolojilerle; Chiron sadece maksimum ivme anlamında şampiyon olmakla kalmıyor, ayrıca çevik bir araç olan modern Bugatti direksiyon hâkimiyetiyle maksimum sürüş keyfi yaşatıyor.

Chiron’un tasarımı, son derece üst düzeyde bir “güzellikle” önemli ölçüde “gücü” bir araya getiriyor. Bugatti’nin Chiron ile sunduğu tasarım dili, kayda değer ölçüde daha agresif bir ton taşıyor ve yeni süper spor otomobilin karakterini anlatıyor. Tasarımcılar, Bugatti’nin DNA’sındaki ayırt edici özellikleri, modern bir tarzda yeniden yorumlarken, daha yüksek bir performans talebinden gelen teknik özellikleri de eklemeyi başardılar. Chiron, şüphe götürmez bir şekilde, hâlâ bir Bugatti.

GÜÇ AKTARIM ORGANLARI

Yeni geliştirilen W16 motor

Chiron için belirlenen güç hedefi 1.500 HP’ydi. Bu hedefe ulaşmak için, hem müşterilerin hem de bu otomobilin tutkunlarının çok iyi bildikleri sekiz litrelik W16 motor tamamen yeniden tasarlandı. Önceki modele kıyasla yüzde 25’lik bir güç artışı sağlamak için motorun neredeyse her bir parçası ele alındı ve yeniden geliştirildi. Yüksek güç çıkışı nedeniyle ağırlıkta meydana gelecek artışı ortadan kaldırmak için titanyum ve karbon elyafı gibi hafif malzemeler daha çok kullanıldı. Örneğin, rezonatör, şarjlı hava sistemi ve zincir yuvasının tamamı karbon elyafından üretildi. Yeni krank mili de ayrıca iyileştirildi.

Güç çıkışında elde edilen bu artışın arkasındaki ana unsurları daha yüksek performans sunan turboşarjlar ve 32 enjektörle çift yakıt enjeksiyonu oluşturuyor. Buna ek olarak, şarjlı hava soğutma sistemi de iyileştirildi. Bunun sonucunda da motora dakikada 60.000 litreden fazla hava pompalanmaya başlandı. Çok yüksek performanslı bir ünite olan soğutma pompası da ayrıca bir dakika içerisinde motorun tamamında 800 litre su dolaşmasını sağlıyor.

İki aşamalı turbo şarj, güç aktarım sisteminde öne çıkan teknik özellik

Motorda daha geniş, daha yüksek performanslı dört turboşarj yer alıyor. Bunlar iki aşamalı konfigürasyonla çalışıyor. Bugatti tarafından bu otomobil için özel olarak geliştirilen bu iki aşamalı turbo şarj sistemi, Chiron güç aktarım sisteminin en göze çarpan teknik özelliği olarak ön plana çıkıyor. Kalkıştan maksimum hıza, spor otomobil sürücülerinin korkulu rüyası “turbo gecikmesi” olmadan ulaşıyor. Diğer iki ünite de yaklaşık 3.800 d/d’de devreye giriyor. Böylece turboşarj, 2.000 d/d’den itibaren tümüyle lineer güç eğrisi, düşük motor hızı aralığında yüksek tork ve oldukça iyi bir şekilde kontrol edilen ve ayarlanan güç çıkışının oluşmasını sağlıyor.

Yeni titanyum egzoz sistemi / ana katalitik konvertörler orta büyüklükteki bir otomobile monte edilen bir ünitenin yaklaşık altı katı büyüklüğünde

Güç çıkışını artıran bir diğer özellik de daha düşük egzoz gazı geri basıncına sahip yeni titanyum egzoz sistemi. Tamamı yalıtıma sahip olan bu sistemde dört ön konvertör ve önceki modeldekilere göre daha geniş olan iki ana katalitik konvertör yer alıyor. Ana konvertörler, orta büyüklükteki bir otomobile sığabilecek bir ünitenin neredeyse altı katı büyüklüğünde. Egzoz gazı işlemek için kullanılan altı konvertörün toplam aktif yüzeyi yaklaşık 230.266 m2 ve bu da 30’dan fazla futbol sahasının toplam büyüklüğüne denk geliyor. Egzoz gazı katalik konvertörlerden, yalnızca 20 kg olan ağırlığıyla benzer ünitelere kıyasla çok daha hafif olan susturucuya gönderiliyor. Diğer üreticilerin paslanmaz çelik kullanmasına karşın Chiron’da yer alan susturucu titanyumdan imal edildi. Egzoz sisteminde ayrıca dördü arkaya, ikisi de aşağı doğru bakan altı boru yer alıyor.

Şanzımanda bir binek otomobile yerleştirilen en büyük, en yüksek performanslı kavrama yer alıyor

Güç aktarım sisteminde, entegre aks arası kilide sahip ön aks diferansiyeli ile entegre tekerlekler arası kilide sahip arka aks diferansiyeli ve 1.600 d/d tork için tasarlanan yedi vitesli sahip, çift kavramalı vites kutusu yer alıyor. Bugatti tarafından özel olarak geliştirilen bu vites kutusu, bir binek otomobilde yer alan en büyük ve en yüksek performanslı kavramaya sahip. Elbette Chiron’da sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi de yer alıyor.

YAPI

Aşırı yüksek sertliğe sahip çok gelişmiş monokok – LMP1 düzeyi

Chiron’un monokok yapısı tamamen karbon elyafından imal edildi ve çarpışmalara karşı koruma sağlayacak şekilde tasarlandı. Bu yeni geliştirilen ünite, sınıfının teknik açıdan en gelişmiş monokok yapısını temsil ediyor. İlk kez otomobilin arka tarafında karbon elyafı malzeme kullanıldı. Bu monokok yapıda kullanılan elyafların tamamı uç uca eklendiğinde dünya ile ay arasındaki mesafenin dokuz katına denk bir uzunluğa ulaşılıyor. Bir monokok yapının üretimi dört hafta sürüyor.

Yüksek performanslı, gelişmiş teknolojiye sahip malzemelerin kullanımı sayesinde Chiron’un arka bölümünün yapısı da bir önceki modele kıyasla 8 kilogram daha düşük ağırlığa sahip hale geldi. Bu yapı, yenilikçi sandviç işlemi kullanılarak üretilen karbon fiber gövde altı yapısıyla tamamlandı. Bu spor otomobilin mevcut yapısı yalnızca ağırlık değil sertlik açısından da belirleyici unsur haline geldi. Chiron, derece başına 50.000 Nm burulma direncine, ton başına 0,25 mm bükülme esnemezliği düzeyine ulaşıyor. Tüm bunlar, LMP1 yarış otomobillerinde yer alan özelliklere kıyasla olağanüstü derecede yüksek bir değer sunuyor.

Karbon fiber yuvadan çıkan dünyanın ilk hava yastığı

Chiron’un yeni tasarımı dünya çapındaki en yeni güvenlik standartlarını karşılıyor. Toplam altı hava yastığına sahip olan Chiron, mevcut olan en gelişmiş hava yastığı teknolojisini daha da ileriye taşıyor. Bugatti’nin hava yastığı tasarımındaki olağanüstü deneyimi sayesinde karbon fiber yuvadan çıkan bir hava yastığı geliştirmek de mümkün oldu. Yolcu tarafında yer alan torpido gözünde ve koltuk yuvalarında bu yapı kullanıldı.

Karbon fiber gövde gelişmiş el işçiliğinin bir örneği

Chiron’un dış kabuğu, görüşte herhangi bir sıkıntı yaratmadan etrafındaki bileşenlerin dış sınırları üzerinde mükemmel bir şekilde dizilmiş elyaflarla tamamen karbon elyafından imal edildi. Yüksek beceriye sahip el işçiliği ve ayrıntılara gösterilen ödünsüz dikkatin bir sonucu olan bu yapı, bu süper spor otomobili de dikkat çekici hale getiriyor. Gözle görülen karbon yüzeylerde yalnızca en yüksek kaliteye sahip karbon elyafı yapı kullanılırken, mükemmel bir yüzeyin ortaya çıkması için altı kademeli açık kaplamaya yer verildi. Bu alanda yalnızca Bugatti bu kadar sıkıntıya katlanmayı göze alıyor.

Bunlara ek olarak, arka bölüm kapağı ve kanatlar gibi gövdenin bazı parçaları için de olağanüstü karmaşık bir üretim süreci uygulanıyor. Bu parçalarda herhangi bir köşe ya da boşluk yer almıyor, aksine olağanüstü yansımalar elde ediliyor. Benzer bir yaklaşım otomobilin yan bölümlerinde de gözlemleniyor. Bugatti, A sütunundan arkaya tek bir parça halinde uzanan ve göze hoş gelen olağanüstü gelişmiş bir gövde parçası geliştirmeyi de başardı.

Tüm bunlara ek olarak, Chiron’un yeni yapısı, iyileştirilmiş bir saklama alanının ve daha yüksek konforun sunulmasını da sağlıyor. İlk kez, Bugatti’nin bagaj bölmesi, havayolu seyahatlerinde kabin içine alınmasına izin verilen çekmeli bavul boyutunda (44 litre) çanta konulabilir hale getirildi. Bu alanı oluşturmak için radyatör eğimli bir şekilde yerleştirildi ve böylece soğutma yüzeyinin daha geniş olması da sağlandı.

ŞASİ

Bugatti, daha yüksek çeviklik ve sürüş konforu için ilk kez adaptif şasi geliştirildi

Bugatti, Chiron için adaptif şasi geliştirildi. Bu da, olağanüstü dinamik sürüş deneyimi, çok direkt tepki, önemli ölçüde daha yüksek çeviklik, hassas direksiyon tepkisi, hızlı dönüşler ve yüksek dönüş hızlarında bile olağanüstü yol tutuş, yani bir başka deyişle, sürücüye konforu artırılmış bir donanım paketi içinde maksimum sürüş keyfi sunuyor. Chiron’un şasi tasarımı ve güç çıkışları, en üst hız sınırında bile sürerken olağanüstü kontrol kabiliyeti sağlıyor. Direksiyon, fren ve gaz pedalının tepkileri doğrudan geliyor ve olağanüstü bir yol stabilitesine ulaşıyor.

Havacılık ve uzay tesislerinde test edilen yüksek performanslı lastikler

Bu avantajlar, elektrikli direksiyon sistemi, yeniden tasarlanan ön ve arka akslar ve sürücüden gelen verilerin en iyi şekilde yanıtlanması için doğrudan yeni monokok yapıya eklenen yeni geliştirilen şasi bileziklerine sahip süspansiyon sayesinde sunuluyor.

Chiron, Bugatti’nin stratejik lastik ortağı Michelin ile bir kez daha birlikte geliştirdiği tamamen yeni yüksek performansa sahip lastiklerle birlikte geliyor. Chiron’un bütününde olduğu gibi lastiklerde de herhangi bir taviz verilmedi. Bu lastiklerin, devir başına 5.000 Nm’ye kadar çıkan maksimum gücü güvenli bir şekilde yola aktarması ve yüksek performanslı üstü açık bir otomobil için daha önce görülmemiş düzeyde yüksek yanal yönlendirme ortaya çıkarması gerekiyordu. Buna ek olarak, şehir içi trafikte konforlu olması ve yüksek hızda da güvenli bir şekilde dönebilmesi önem taşıyordu. 400 km/s hızda lastiklere binen olağanüstü güç, ihtiyaç duyulan özelliklerle ilgili de yeterli bilgi veriyor. Yerçekimi gücünün yaklaşık 3.800 katına ulaşılması nedeniyle lastiklerin her bir gramı da 3.800 gram merkez kaç kuvvetine maruz kalıyor.

Önde 285 / 30 R20, arkada da 355 / 25 R21 boyutundaki lastikler, daha geniş yer temas yüzeyine sahip (önde +%14, arkada +%12) olması nedeniyle fren davranışında, hızlanma, ıslak ve kuru koşullar altında yol tutuşta, gürültü düzeyinde, mekanik konforunda ve sınırlar zorlandığında kontrolünde daha da önemli iyileşmeler sağlayan kararlı sürüş koşulları için daha yüksek bir potansiyel sunuyor.

Yeni Michelin lastiklerin sahip olduğu olağanüstü yüksek kalite, Bugatti uzmanlarına da bu sıra dışı spor otomobilin sürüş performansının tasarımında daha büyük bir hareket alanı tanıyor. Elektronik olarak kontrol edilen tekerlekler arası diferansiyel kilidi üzerinde yer alan tork faktoring fonksiyonuna sahip yenilikçi dört çeker sistemi de yüksek lastik bozulma açılarında da güçlü yol tutuş sağlıyor.

Chiron’un lastikleri, olağanüstü zorlu koşulları yerine getiriyor ve bu nedenle de havacılık ve uzay sektörünün test düzeneklerinde teste tabi tutuldu.

Tüm bunların ötesinde, Chiron’un lastiklerini takmak da oldukça kolay ve böylece müşteriler için masrafları da azaltmış oluyor.

Formula 1 teknik modüllerine sahip yeni geliştirilen yüksek performanslı frenler

Dünyanın en hızlı seri üretim spor otomobilde, dünyanın en iyi fren sisteminin yer alması gerekiyor. Bugatti, karbon silikon karbürden imal edilen özel karbon seramik fren diskleri kullandı. Bu malzeme, hem fren diskinin ağırlığını azaltıyor hem de disklere daha iyi paslanma direnci, performans ve dayanıklılık sağlıyor. Buna ek olarak, Chiron’da yer alan ön ve arka fren disklerinde 20 mm daha büyük ve 2 mm daha kalın olan bir çap yer alıyor ve bu da ısı çıkışının daha etkili olmasına ve pistte daha yüksek performansa ulaşılmasına neden oluyor.

Fren kaliperleri de tamamen yeniden tasarlandı. Alüminyum parçadan işlendi ve daha sonra biyonik ilkeler kullanılarak şekil verildi. Bir başka deyişle, bu tasarım doğada yer alan yapılara dayanılarak geliştirildi. Bu yeni yapı, doğrudan tepki ve frenlerin çok kolay ayarlanabilmesi için ağırlığın minimum düzeye çekilmesine olanak tanıyor. Yeni asimetrik tasarım sayesinde fren kaliperleri olağanüstü miktarda fren enerjisi dağıtabiliyor. Ayrıca küçük bir sanat eseri gibi görünüyorlar.

Ön aks fren kaliperlerinin her birinde sekiz adet, arka aks kaliperlerinin her birinde de altı adet titanyum piston yer alıyor. Bugatti frenlerine özgü bir özellik olarak, her bir kaliperde farklı çaplara sahip pistonlar yer alıyor. Bu konfigürasyon, fren diski balatasının yüzeyinin genelinde basınç dağılımının eşit olmasını sağlayarak, düzensiz aşınmaları önlüyor. Bugatti, işte bu karmaşık yarış teknolojisini üretim otomobiline uyarlamayı başardı.

Beş sürüş programına sahip yeni adaptif şasi

Bugatti Chiron’da yer alan adaptif şaside beş farklı sürüş programı yer alıyor: Lift, EB “Auto”,

Autobahn, Handling ve Top Speed. Olağanüstü yüksek güç çıkışı ve özellikle de Chiron’da yer alan ve motorun hız aralığının yüzde 70’inde üretilen olağanüstü derecede güçlü tork, bu yeni kontrol stratejisini de gerekli kıldı. Tek tek bu sürüş programlarında kullanılan ana tahrik düzenekleri arasında şasi yüksekliği ayarlama, elektronik olarak kontrol edilen darbe emiciler, aerodinamik kontrol sistemi ve stabilite ile fren kontrol sistemi yer alıyor. Tüm bu tahrik düzenekleri, bu süper spor otomobilin seçilen sürüş moduna ideal şekilde uyum göstermesini sağlıyor.

“Lift” modu, otomobil bir çekicinin üzerinde yüklendiğinde ya da hız tümsekleri ile çukurlarının olduğu yollarda kullanılıyor. 50 km/s hıza ulaşıldığında otomobil otomatik olarak daha konforlu ve çevik bir sürüş için temel EB “Auto” moduna geçiş yapıyor. Bu modda, şasi yüksekliği ve darbe emiciler, hız ve yol koşullarına bağlı olarak otomatik olarak kontrol ediliyor.

Chiron’un saatte 180 kilometre hızın üstünde çıktığı durumlarda ise “Autobahn” modu otomatik olarak devreye giriyor. Bu durumda darbe emici ayarları da otobandaki yüksek hızlı sürüş için konfor ve istikrarlı yol tutuşu sağlamak amacıyla otomatik olarak ayarlanıyor. Bu mod, yarış pistlerinde kullanım için öneriliyor. Lift, EB “Auto”, Autobahn ve Handling modları, direksiyon üzerinde bulunan döner düğme kullanılarak, manuel olarak da seçilebiliyor. “Auto”, “Autobahn” ve “Handling” modları için maksimum hız düzeyi 380 km/s.

Daha yüksek hız düzeylerine ulaşmak için sürücünün, hızın 420 km/s’te kadar çıkmasına olanak tanıyan ve ayrı, ikinci bir düğme ile devreye alınan “Top Speed” modunu seçmesi gerekiyor. Hız Düğmesi olarak adlandırılan bu özellik Veyron’da da yer alıyor ve maksimum hızda sürüşün özel doğasını ön plana çıkarmak için Bugatti tarafından da kullanılıyor. Bu anahtarı çevirerek, sürücü, bilinçli olarak bu moda geçmiş oluyor ve otomobil de diğer tüm ilgili sistemlerin yeşil ışık yakması halinde bu moda geçiyor. “Önce güvenlik” Bugatti’nin temel ilkesi olmayı sürdürüyor.

AERODİNAMİKLER

Akıllı hava giriş yönetimi, aerodinamik özellikleri önemli ölçüde iyileştirirken, otomobilin soğutma sistemini de güçlendiriyor

Özellikle süper spor otomobil alanında, aerodinamikler ve soğutma sistemleri büyük önem taşıyor. Chiron, mümkün olan en iyi aerodinamik özelliklere sahip olacak şekilde geliştirilen büyük oranda kapatılmış bir otomobil. Bu nedenle, soğutma amacıyla otomobilin içinden hava akışını sağlamak ciddi bir sıkıntıyı da beraberinde getiriyor. 1500 HP güç üreten bu içten yanmalı motor,  dağıtılması gereken 3.000 HP’nin üzerinde bir ısı ortaya çıkarıyor.

Chiron’daki hava giriş yönetimi sistemi de bir mühendislik başyapıtı olarak nitelendirilebilecek çok gelişmiş bir sistem. Daha düşük sürtünme ortaya çıkarmak için etkin sürtünme alanı azaltıldı ve lastiklerin dönmesinden kaynaklanabilecek türbülansı ortadan kaldıracak şekilde tasarlandı. Otomobilin ön bölümünde açıkta kalan kısım da yaklaşan hava akımını otomobilin içine ve etrafına doğru yönlendirmek amacıyla kullanılıyor. Burada önemli rol alan bileşenler arasında hava perdesi, aerodinamik ön dağıtıcı, fren soğutması için ön hava girişleri, su ve havalandırma tertibatı, yağ soğutucusunun hava girişleri ve yanlarda yer alan motor hava girişleri ile otomobilin arkasında yer alan sürekli pervane kenarı yer alıyor.

Çok yüksek verimliliğe sahip fren soğutma için yeni geliştirilen ısı kalkanı

Otomobilin her iki yanında yer alan üç hava girişi, fren soğutma ve jant çubuklarının arasından soğutulan havayı yönlendirmek için kullanılıyor. Bu amaca ulaşmak için Bugatti, patent başvurusu yaptığı olağanüstü derecede gelişmiş bir ısı kalkanı tasarladı. Bu kalkan, sıcak havayı frenler aracılığıyla dışarıya yönlendirerek, yüksek derecede verimli bir fren soğutma sisteminin oluşmasını sağlıyor.

Chiron’un düz tasarlanan gövde altında da kaplama olarak isimlendirilen ray şeklindeki özel hava yönlendiricileri ve aktif ön difüzörler yer alıyor. Ana radyatöre ait hava çıkışları da ayrı ön bölümde bulunuyor. Gövde altının orta kısmında ise NACA kanalları, güç aktarım sistemini soğutmak için içeriye hava girişi sağlarken, arkadaki diğer hava girişleri de arka frenlerin soğutulmasına yardımcı oluyor.

Aktif aerodinamik sistem performans belirleyen özelliklerin benzersiz bir birleşimi

Yukarıda anlatılan pasif aerodinamik özelliklere ek olarak Chiron’da bir de aktif aerodinamik sistem yer alıyor. Bu, ön aks üzerindeki daha düşük sürtünme ve iyileştirilmiş fren soğutması sağlayan geometrik yapıya sahip hidrolik difüzör kanadı, yerden yüksekliği farklı şekillerde ayarlayan adaptif şasi ve aktif hava frenleri gibi performansı tanımlayan özelliklerin benzersiz bir birleşimini temsil ediyor.

Bugatti’nin adaptif arka rüzgarlığı da ayrıca benzersiz. Chiron’da yer alan rüzgarlık, tamamı içeride, bir kısmı dışarıda (Top Speed modundaki konumu), tamamen dışarı çıkmış (uygun şekilde uyarlanmış açılarıyla Handling ve Autobahn modları için) ve ayrıca hava freni pozisyonunda öne doğru yatmış şekilde olmak üzere dört farklı pozisyon alabiliyor. Kanadın düzeyi ve açısı da sürüş durumuna uygun olarak tamamen otomatik bir şekilde ayarlanıyor. Arka kanadın yüksek verimliliğe sahip tasarımı da ek rüzgarlık ihtiyacını ortadan kaldırarak, daha düşük sürtünme ve daha düşük ağırlığın elde edilmesini sağlıyor.

Spor otomobil sektöründeki en yüksek performans, en akıllı soğutma sistemi

Chiron’da motor soğutma için yüksek sıcaklıkta ve hava soğutmayı şarj etmek için düşük sıcaklıkta olmak üzere iki farklı soğutma suyu döngüsü yer alıyor. Yüksek sıcaklıktaki döngü, soğutma döngüsünün tamamına yaklaşık üç saniye içerisinde pompalanan 37 litrelik soğutma suyuna sahip bir ana ve iki de yardımcı radyatör bulunuyor. Bu süper spor otomobilin gündelik kullanımda da olağanüstü performans göstermesi için Bugatti tarafından tasarlanan düşük sıcaklıktaki döngüde de bir adet radyatör yer alıyor ve su kapasitesi de 12 litre. Bu, dur-kalk trafikte ve şehir içi trafikte şarj havasının aşırı ısınmasını engelliyor.

Motor yağı, şanzıman yağı ve arka aks diferansiyel yağına ait üç soğutucu da eklendiğinde, iki su/hava ısı değiştirici ve hidrolik yağ soğutucusuyla birlikte Chiron’un soğutma sistemindeki toplam radyatör sayısı 10’a ulaşıyor ve bu da bir spor otomobilde yer alan en gelişmiş ve en yüksek performansa sahip soğutma sistemi haline geliyor.

ELEKTRİK VE ELEKTRONİK SİSTEMLERİ

Yüzünü geleceğe dönen dünyanın en akıllı süper spor otomobili

Dünyanın en akıllı seri üretim süper spor otomobili olan Chiron, sürücünün tamamen konsantre bir şekilde bu yüksek performanslı otomobili kontrol etmesi ve hislerini tam olarak yaşayabilmesi için gerekli ideal koşulları ortaya koyuyor. En az 50 adet kontrol mekanizması, motor ve şanzımanı, şasi bileşenlerini, iklimlendirme sistemini ve konfor özelliklerini idare ediyor. Ve elbette ki tüm bu sistemler, 400 km/s’in üzerindeki hız düzeylerinde bile güvenli bir şekilde çalışmayı sürdürüyor.

Bugatti, yeni Chiron’un gelecekte de eskimemesi ilkesine neredeyse diğer tüm otomobil üreticilerinden çok daha özen gösterdi. Sürekli olarak geliştirilen yan donanım ve yazılımlar ile belli kontrol sistemlerine eklenmiş, ileride programlanabilmesi için gereken ek kapasiteye sahip işlemcilerle bir Bugatti’nin uzun yıllar boyunca yeni kalması sağlanıyor. Ayrıca özellikle uzaktan ölçüm ve bağlantı fonksiyonlarıyla birlikte ileride daha da geliştirilmesi için güçlü bir temel de atılmış oluyor.

Chiron’daki yeni gelişmeler, karmaşık LED aydınlatma sistemi, gösterge paneline sahip bilgi-eğlence sistemi ve klima kontrol ünitesi yer alıyor. Karşılama seremonisi gibi özel aydınlatma gereken durumlar için araç aydınlatma sistemi de kişisel olarak dijital kontrol edilmesini sağlayan araç aydınlatma sistemi tasarlandı.

Otomotiv sektöründeki en düz full-LED projektör farları

Ön bölümün benzersiz “sekiz göz” tasarımını daha da vurgulu hale getirmek için Bugatti, Chiron’a yalnızca 90 mm yüksekliğiyle bir otomobile bugüne kadar yerleştirilmiş en düz full-LED projektör farları ekledi. Hassas alüminyum kolların içine yerleştirilen ana lenslerin arkasında bulunan LED’leri idare etmek için her bir farın kendi kontrol sistemi bulunuyor. Sekiz harici aydınlatma karesi, yan aydınlatma ve gündüz aydınlatması fonksiyonlarını sağlayan ışık iletkenlerinden oluşuyor. Farların yuvalarında bile yüksek kaliteli malzemeden herhangi bir taviz vermeyen Bugatti, ışık çerçevelerinde karbon elyafı kullandı.

Yeni geliştirilen adaptif gösterge paneli

Kokpitte yer alan gösterge paneli de Bugatti’nin yeni geliştirdiği özellikler arasında yer alıyor. Alüminyum bir yuvanın içine yerleştirilen bu panel, analog hız göstergesinin etrafında yer alan üç adet kompakt ekrandan oluşuyor. Yüksek çözünürlüğe sahip TFT ekranlar, hız göstergesinin sağ ve sol taraflarında yer alırken, altında ise daha küçük düz IPS ekran bulunuyor. Yüksek çözünürlüğe sahip grafikler de olağanüstü keskin görüntü sunuyor. Burada sürücüye yalnızca devrede olan sürüş modu çerçevesinde gerekli olan bilgilerin sunulması ilkesi benimsendi. Chiron ne kadar hızlı gidiyorsa, bilgi gösterimi de o kadar basitleşiyor. Örneğin, bilgi-eğlenceyle ilgili veriler saklanıyor ve sürücünün bu süper otomobili güvenli ve üst düzeyde keyif alarak tam potansiyeliyle kullanabilmesini sağlayacak, sürücünün gerçekten ihtiyaç duyduğu sürüşle ilgili verilere odaklanılıyor.

Çok gelişmiş tasarıma sahip orta konsol

Otomotiv sektörünün muhtemelen estetik açıdan göze en hoş gelen ve en dar orta konsolu Chiron’da yer alıyor. Konsolda selektör kolu ve yalnızca sürücü değil, yolcu koltuğundan da rahatlıkla görülebilir cam kapakların altındaki göstergeleriyle dört adet yuvarlak klima düğmesi bulunuyor. Birinci kontrol düzeyinde, dört yuvarlak düğme, hava dağılımını vantilatörü ve koltuk ısıtma fonksiyonlarını idare ediyor. Ancak hepsi bu değil. Çok sayıda farklı fonksiyonun kolay bir şekilde sunulabileceği ve sezgisel kullanıma uygun olabileceği ilkesinden hareketle her bir göstergenin ikinci düzeyi de sürüş performans verisini takip etmek için ek işlevler ve sürücünün arzu etmesi halinde bireysel olarak programlama yapma olanağı sunuyor. Değişik fonksiyonların tanımına göre dört adet farklı fonksiyon bulunuyor: Icon modu, Performance modu, Cruise modu ve Classic mod.

Yüksek performanslı, en son teknolojiye sahip ses sistemi Chiron’u dünyanın en hızlı konser salonu haline getiriyor

Chiron’da heyecan verici bir ses sistemi yer alıyor. En son teknolojiye sahip donanımlarıyla tanınan “accuton” markası tarafından Bugatti için özel olarak geliştirilen bu sistem, süper spor otomobillerde yer alan en lüks ses sistemini temsil ediyor. Tiz hoparlörlerin dördünün de üzerinde yer alan ve kristal netliğinde ses çıkaran bir karatlık elmas zar, ses sistemi duayenlerinin takdirini toplamaya hazırlanıyor. Buna ek olarak, Chiron’da dünyanın ilk iki farklı zar bölgesine sahip orta seviye hoparlörü de yer alıyor. Diğer gelişmiş özelliklerle birlikte ortaya çıkan sonuç Chiron’u dünyanın en hızlı konser salonuna dönüştüren bir ses platformu oluyor. Sistemin farklı iç mekan malzemelerine göre ayarlanabilme özelliği ise sürpriz değeri taşımıyor. Farklı deri seçeneklerini değerlendirmek de seçenekler arasında yer alıyor. Son tahlilde, Chiron yolcularını yalnızca sahnenin en ön sırasında oturuyormuş gibi değil, orkestranın tam ortasında duruyorlarmış gibi hissettiren bir deneyim bekliyor.

Müşteriye daha da fazla hizmet ve avantaj sunmak için telemetri sistemi daha da geliştirildi

Bugatti sahipleri, en çok büyük beğeni toplayan donanım unsurları arasında otomobillerindeki telemetri fonksiyonunu özellikle vurguluyorlar. Yeni Chiron için de bu fonksiyonun performansı önemli ölçüde iyileştirildi. Bugüne kadar Bugatti teknisyenleri otomobilin durum verisini müşterinin talebi üzerine görebiliyorlardı. Yeni modelde uygulanan telemetri sistemiyle birlikte kontrol sistemlerinin kanalları üzerinden ayrıntılı ön inceleme yapabilecekler. Bu durum, ortaya çıkan düzensizliklerin doğru bir şekilde değerlendirilmesi ve acil düzeltici işlemlerin yapılması için önem kazanabilir. Hızlı UMTS veri aktarım standardına ek olarak, Chiron’da WLAN (WiFi) bağlantı özelliği de yer alıyor. Böylece, sürücüler süper spor otomobilleriyle yaptıkları tüm yolculukların günlüğünü tutabilecekler.

Askeri bir araçla yarışabilecek düzeyle elektromanyetik uyumluluk

Bugatti müşterilerinin artan güvenlik ihtiyaçlarına uygun olarak Chiron aynı zamanda olağanüstü yüksek düzeyde elektromanyetik uyum özelliklerine sahip. Elbette Bugatti mühendisleri bu alanda da hiçbir taviz vermedi ve Chiron’un uygun askeri standartlara uyumlu olmasını sağlamak için çok sayıda ek test yaptılar.

YENİ BUGATTİ TASARIM DİLİ: BİÇİM PERFORMANSI İZLER
Bugatti’nin marka DNA’sının en modern yorumu olan Chiron, lüks markanın yeni tasarım dilini yıllara dayalı geleneğiyle somutlaştırıyor. Tarzıyla, süper spor otomobillerin performans yüzünü çok daha güçlü bir şekilde vurgulayan Chiron için, Bugatti tasarımcılarının benimsediği motto ise “Biçim Performansı izler”.

DIŞ KISIM

Yeni tasarım dili, Chiron’un kasasındaki belirgin çizgilerle ayrılmış son derece cömert yüzeylerde vücut buluyor. Chiron’un belirgin çizgilerinde, kurucu Ettore’nin oğlu, tasarım dehası Jean Bugatti’nin en meşhur ürünü olan efsanevi Bugatti Type 57SC Atlantic’ten esinlenildi.

Tasarım özellikleri teknik arka plana sahip

Chiron’un en farklı tasarım özellikleri arasında; sekiz gözlü ön kısımda yer alan Bugatti at nalı, “Bugatti çizgisi” olarak da bilinen ve bir tasarım ögesi olarak otomobilin iç kısmında da bulunan C barı, Bugatti Atlantic’teki tüm otomobilin üzerinden arka kısma kadar uzanan orta katmanı hatırlatan bir orta kanat ve otomobil sektöründe benzeri olmayan, Chiron’a belirgin bir Bugatti imzası katan yeni geliştirilmiş arka ışıklar ile yeniden tasarlanmış arka kısım geliyor.

Bu ögelerin büyük bir kısmı, teknik bir arka plana sahip ve Chiron’un büyüyen performans gereksinimlerini tamamen vurgulamak için yeniden tasarlandı.

Chiron, halefine göre daha yüksek ve daha geniş. Bu da, özellikle ayak boşluğunda daha fazla hacim ve gelişmiş ergonomi anlamına geliyor. Tavan boşluğu 12 mm artırılırken, otomobilin ön bölümü genişletildi.

Usta el işiyle hazırlanan çerçeve, kenar çizgilerini öne çıkartıyor

Bu, Bugatti çizgisinde de geçerli ve sadece otomobilin yan dış yüzlerini kesin bir şekilde tanımlamakla kalmıyor, iç kısımda da göze çarpıyor. Dıştaki çizgi, Bugatti’nin şekillerin ve çizgilerin teknik gereksinimlerden ortaya çıkışını gerektiren tasarım değerlerini etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Bu yalnızca güzel bir stil verme çizgisi değil. Konumu, motor havalandırmasını ve genel havalandırma performansını geliştirecek şekilde belirlenmiş. Temiz hava, A sütununun arkasından, çok kullanışlı bir şekilde cam seviyesinden araca giriş yapıyor. C barı tarafından emilen hava, tekerlek bombesinden geçerek otomobilin arka kısmından çıkıyor.

2,8 metre uzunluğundaki eşik şeridi, kenar çizgilerini öne çıkartmakta son derece etkili oluyor. Özel bir alüminyum alaşımdan üretilen bu şeridin yüksek parlaklık sağlaması için, cilası elle yapılıyor. Şerit müşterinin talebine göre farklı renklerde de hazırlanabiliyor. Bu boyut ve şekildeki bir alüminyum çerçeve şeridinin etkileşimi ve karbon fiber dış kaplaması, Bugatti’nin etkileyici bir şekilde başardığı özel bir çalışmayı gerektiriyor. Sadece bu detay bile, Bugatti’nin imkansızı gerçekleştirmedeki yeteneğini ortaya koyuyor.

Yeni geliştirilen arka kısımdaki inovatif arka far, Chiron’un ayırt edici imzasını ortaya çıkartıyor

Tamamıyla yuvarlak hatlara sahip arka kısım, Chiron’un tasarımında biçimin performansı izlemesinin en iyi örneği. Arka kısım, otomobilin yere yakın olmasını, yüksek gücün gereksinimlerini karşılamayı, yeni maksimum hızı ve arka kısımdaki ısı dağılımını sağlıyor. Arka ucun arkasındaki vakum efekti, motor bölmesinde toplanan sıcak havanın atılmasına olanak veriyor.

Her ne kadar bu arka tasarım spor otomobillerde tamamen yeni olmasa da, birleşik arka, fren, geri vites ve sinyal farları kesinlikle yeni. Tasarımcılar 1,6 metre uzunluğundaki bu homojen ışık şeridini, kesintisiz bir şekilde arkaya uzatarak, Chiron’un genişliğinin saf bir ifadesini vurgulamak amacıyla tasarladılar. Arka ışık şeridi, Bugatti’nin bu modelinin tartışmasız bir imzası ve eşsiz bir özelliği. Chiron, bu tarz bir arka fara sahip ilk ve tek seri üretim otomobil. Sadece birkaç milimetre yüksekliğindeki şerit, sert alüminyumdan yapılmış bir bar ile çevrili. 82 Super RED LED lambaları sayesinde, yoldaki herkes önlerinde bir Bugatti Chiron’un gittiğini hemen fark edecek.

Yüzde 100 otantik malzemeler

Bugatti “Ne görürsen onu alırsın” felsefesini tutarlı bir şekilde uygulamaya Chiron ile devam ediyor. Bu araç her açıdan otantik malzemeler kullanılarak üretildi. Karbon fiber, alüminyum ve deriye benzer parçalar, gerçekten bu malzemelerden yapıldı. Nereye yerleştirilmiş olurlarsa olsunlar, dış çerçevenin tüm parçaları, anodize etkisiyle, her zaman yüksek kademe ve kalitede alüminyumdan yapılıyor. Öndeki at nalı ise tek parçadan oluşuyor ve uç kısımları teknik olanakların sınırlarında bir deformasyon düzeyinde hazırlanıyor. Malzemenin kalınlığı ortalama 1,5 mm’yi geçmiyor. Özel, elle cilalanmış alaşım ise yüksek parlaklık elde etmekte kullanılıyor.

Yeni tasarlanan ön amblem, sert 970’lik saf gümüş ve emayeden üretildi

Bugatti “Macaron” olarak da bilinen, radyatör ızgarasındaki ön amblem, gerçek bir mücevheri andırıyor. Bu sembol, öncülüne göre üçte bir daha geniş olan, tamamen yeni bir tasarım sergiliyor. Chiron’da, bir süper spor otomobilin geliştirilmesinde sıradan bir uygulama olan zahmetli ağırlık koruma programına tabi tutulmayan tek parça Bugatti ovali. Bu parçanın ağır olmasına izin veriliyor. Çevresi 26 cm uzunluğunda, sert 970’lik saf gümüş ve emaye içeren bu göz alıcı amblem, 140 gramı gümüş olmak üzere, toplam 155 g ağırlığında. Amblemde, önceden 1920’lerin örneklerini izleyen art deko bir logo, bir parça gölge bulunup, iki boyutlu bir izlenim yaratıyordu. Yeni amblemde, harfler kırmızı emayenin üzerinde yükseliyormuş etkisi yaratan, 3D bir tasarım mevcut.

İÇ KISIM

Otomobilin iç kısmı, Bugatti Atlantic’ten esinlenilen orta kanat da dahil dış kısmın stilistik temasını yansıtıyor. Bu yaklaşım, iç kısımda simetrik bir yerleşim sağlıyor.

Aynı zamanda, Bugatti çizgisinin tasarım teması en çok aracın içinde vurgulanıyor. Stilize bir “C” harfini andıran açık oval bölüm, Louis Chiron’un imzasının ilk harfi ve bir süper spor otomobilin yandan görünümünde halihazırda baskın öge olduğu gibi, yolcu bölümünde sürücü ve yolcuyu simetrik birimlere ayıran bir çizgi olarak da göze çarpıyor. C şeklindeki ışık şeridi ön kaputtan başlayarak sürücü bölümüne yükselen bir görsel öge olarak gelip, ön panel ile pürüzsüz bir biçimde birleşiyor. Buradan, koltukların arasındaki kolçakların üzerinden geçerek, arkada duvardan tavan kaplamasına yükseliyor; önde, dikiz aynasında sonlanıyor. Homojen aydınlatma, ayarlanabilir ışık barı, otomobillerde kullanılan en uzun ışık iletkeninden oluşuyor. Tek üstünlüğü ise bu değil, çünkü karmaşık bir süreçle hazırlanan ve göz alıcı olan tek parça alüminyumdan oluşturulan bir çevreleyici taşıyor.

Odak sürücüde

Bugatti Chiron’un kokpit yerleşimi. Her zaman işlevsel gereksinimlere göre şekilleniyor. Orta konsolu olabildiğince ince tutup, ferah bir izlenim sağlamak için klima kontrol ve bilgi/eğlence sistemleri birbirinden ayrıldı. Orta konsoldaki birimlerin ayrı ekranları bulunuyor. Yedi vitesli çift kavramalı vites kutusu seçicisi, sürücünün elinin kolayca erişebileceği şekilde, mükemmel bir ergonomik konumda yer alıyor. Var olan en özel malzemelerden üretilen seçicinin tüm alüminyum parçaları yekpare malzemeden imal edildi. Bugatti, kumanda sistemlerinde anodize edilmiş alüminyum kullanan ve her grafik sembolü aydınlatan tek otomobil üreticisi.
Bugatti şoförleri, kendilerine gereken tüm sürüş dinamiği bilgilerine görüş alanlarından erişebilirler. At nalı amblemli direksiyondan görülebilenler arasında analog hız göstergesi, seçkin kalitesinin bir sonucu olarak öne çıkan mekanik hız göstergesiyle iki ek dijital ekran bulunuyor. Hız göstergesi 500 km/s’lik sihirli bir noktaya kadar gidiyor ve kıymetli İsviçre saatine benzer özel görünümüyle bir göz ziyafeti çekiyor.

Her şey ulaşılabilir ve kusursuz biçimde kontrol edilebilir

Biçim ve işlevin mükemmel bir örneği de, otomobilin direksiyonu: Tamamen yeni bir tasarımla, şoförün kontrol merkezine dönüştürüldü. Temel sistemlerden birini kullanmak için eli direksiyondan çekmeye gerek kalmıyor. İç çerçevenin sol ve sağındaki iki çok işlevli düğme, sürücünün otomobildeki navigasyon, telefon, ses sistemi ve birçok diğer özelliği de kapsayan, tüm multimedya özelliklerini kontrol edebilmesini sağlıyor. Soldaki çok işlevli düğmenin altında yer alan döner düğme ile farklı sürüş modları seçilebiliyor. Sürücünün direksiyonun altında bulacağı düğme ise kontrol işlevini etkinleştiriyor ve Chiron’un tüm otomobilleri geride bırakmasında kullanılabilecek hızlı kalkış ve hızlanma için maksimum torku sağlıyor.

Chiron müşterileri tam deri ya da deri ve karbon fiberin kombinasyonu olan bir direksiyon arasında seçim yapabilecekler. Bugatti, aracın iç kısmında yüksek kaliteli karbon fiber malzemeyi son derece cömert kullanarak müşterilerinin taleplerini karşılıyor. Karbon fiber ve deri arasında mükemmel bir uyumla paylaştırılan malzeme miktarı, teknik olarak sofistike bir süper spor otomobille orantılı lüks bir ortam yaratıyor. Bugatti müşterilerine 31 renk deri ve 8 renk alkantara seçeneği sunuyor.

Bir süper spor otomobilde iyi bir koltuk konumu ve optimum koltuk rahatlığı özellikle önem taşıyor. Chiron için üç koltuk seçeneği mevcut. Standart versiyon sofistike döşeme, dikişsiz desen ve koltuk basıncının optimum dağılımı sayesinde sıra dışı bir konfor sunuyor. Elektrikli ayar işlevleri ile rahat ve ergonomik bir oturuş sağlanıyor. Bu baştan uca manüel ayarlama ile destekleniyor. Koltuğun yan yastıkları ise benzersiz bir yanal destek sunuyor. Ayrıca Bugatti’de tüm bu genel rahatlığın yanında, dört nokta için yüksek kalitede cilalanmış alüminyumdan hazırlanmış emniyet kemeri ağızlarına sahip bir spor koltuk bulunuyor. Bu bel destekli rahat koltuk, elektrikli baş ve uç ayarı ve hafıza işlevi taşıyor.

Sürücünün elinde rahatça duran, zarif ve seçkin olan Chiron’un ana anahtarı, alüminyumdan üretiliyor ve kişiye özel otomobilin iç ekipmanlarına uygun dekoratif dikişlere sahip deriyle kaplanıyor. Anahtarın ön yüzünde radyatör amblemini yapan atölyenin hazırladığı, gümüş ve emayeden Bugatti logosunu taşıyor.

Ünlü Bugatti Speed Key de adına yakışır bir tasarıma sahip. Anahtar kılıfı alüminyumdan imal edilip, cilalanarak yüksek parlaklık elde ediliyor ve Chiron’un belirgin mavi yazı karakterini taşıyor.

Etiketler: bugatti   chiron   dynamic   dünyanın   en   hızlı   lüks   otomobili   özel   üretim   süper   spor   satış   türkiye   fiyat   avrupa