Pirelli 2017 hedeflerine 2015'te ulaştı

Pirelli’nin sürdürülebilirlik stratejisinin ana konularını paylaştığı yıllık Sürdürülebilirlik Planı’nın 2015 sonuçları açıklandı.
Bu haber 830 kere okunmuş.27 Mayıs 2016, Cuma - 18:01

Premium lastik markası, plana göre lastik gelirlerinin yarısını yeşil performans ürünlerinden sağlarken, dünya genelindeki üretim merkezlerinde de su tüketimini son 6 yılda yüzde 42 azalttı. 

Lastiğin yaşam döngüsü boyunca çevreye verdiği zararların sınırlandırılmasına, üretim merkezlerinde emniyet kültürünün yaygınlaştırılmasına, çalışanları ve toplumun desteklenmesine her zamandakinden fazla önem veren Pirelli, bu hedefin bir parçası olarak kendi için tesis ettiği orta-uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerinin bir göstergesi olan Sürdürülebirlik Planı’nın 2015 sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.  

Sonuçlara göre, 2015 yılında, Pirelli’nin lastik gelirlerinin neredeyse yarısı (yüzde 48), Yeşil Performans ürünlerinden sağlandı. 2013-2017 sürdürülebilirlik planındaki 2017 hedefinin de üzerine çıkan bu rakam 2014 yılında yüzde 46 olarak hesaplanmıştı. 

Daha az yakıt tükettiren çevreci lastikler
Pirelli AR-GE çalışmalarıyla üretilen yeşil performans lastikleri, her türlü yol koşulunda daha iyi bir yol tutuşu sağlarken, daha hafif olması nedeniyle araçların daha az yakıt tüketmesini böylece daha az karbon emisyonu sağlıyor. Sektörün en yüksek yüzdelerinden biri olup toplam gelirlerin yüzde 3,4’ü düzeyine çıkan ARGE yatırımları, 2015 yılında yaklaşık 215 milyon euroya ulaştı. (2014: 205,5 milyon euro, 2009: 133 milyon euro).

Şirketin çevrenin korunması ve desteklenmesi yönündeki taahhüdünün en önemli sonuçlarından biri su tedarikinin azaltılması oldu. Örneğin Pirelli, 2015 yılında, özel amaçlı su miktarı tüketimini 2014 ve 2009 yıllarına göre sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 42 oranında azaltarak net 11 milyon metreküpün biraz üstünde bir miktara düşürdü. Pirelli’nin, dünya genelindeki üretim tesislerinin çabaları sayesinde 2009 yılından bu yana sağlamış olduğu 30 milyon metreküpe ulaşan su tasarrufu miktarı, tüm Pirelli grubunun neredeyse üç yıl boyunca tükettiği su miktarına yakın... Aynı zamanda, yıl içinde atık geri dönüşüm oranı yüzde 91’e çıkarıldı ki bu oran, 2014 yılına göre yüzde 1 ve 2009’a göre de yüzde 18’lik bir artışa denk geliyor.  

Kişi başına düşen eğitim arttı
Dünya genelindeki 20 fabrikası ve 37.000’e yaklaşan çalışan sayısıyla Pirelli, şirket içinde ve dışında, toplum yararına girişimlere imza atma geleneği yönünden köklü bir geçmişe sahiptir. Çalışanlarının eğitilmesine büyük önem veren Pirelli, 2015 yılında çalışan başına ortalama eğitim günü sayısını 8,3’e çıkardı (2014: 8,2 gün, 2013: 7,2 gün). Bu rakam, son üç yıldır 2015 üretim planında öngörülen çalışan başına ortalama 7 gün hedefinin üzerindedir. 

Şirketin üç yıllık 2013-2015 döneminde sağlık ve emniyet konularında yaptığı toplam yatırım tutarı 40 milyon euroyu aşarken bunun yüzde 25’inden fazlası da 2015 yılında harcandı. Pirelli’nin faaliyette bulunduğu toplumlar yararına üstlendiği girişimler sonuçta daha da artarak geçen yıl 7,6 milyon euroya ulaştı (2014: 6,1 milyon euro). 

Sürdürülebilirlik planı hedefleri ve 2020 vizyonu
Pirelli Sürdürülebilirlik Planı, grubun 2013-2017 üretim planını tamamlarken 2020 vizyonunu da destekliyor. 

Pirelli, bugünden 2020 yılına kadara, daima çalışanların iş güvenliği konusunda bilinçlendirilmesine ve daha güvenli makinelere yönelik yatırımları yardımıyla 2009’dan bu yana yüzde 73 oranında azalttığı kaza sıklığını da yüzde 90 oranında azaltmayı hedefliyoruz. 

Çevre konusunda da, 2020 ve 2009 karşılaştırması açısından, karbon salımlarını yüzde 15, özel amaçlı enerji ve su tüketimlerini de sırasıyla yüzde 18 ve yüzde 58 azaltmayı, atık geri dönüşüm oranını da yüzde 95 üzerine çıkarmayı hedefleyen Pirelli’nin Sürdürülebilirlik Strateji Planı, aynı zamanda, doğal kauçuk zincirinin sürdürülebilirliğine verilen önem nedeniyle, dünyadaki tüm Pirelli iş ortaklarının seçim, iş birliği ve değerlendirme süreçlerinin, ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik kriterleriyle tam entegrasyonunu sağlayacak şekilde tedarik zincirine yönelik sürdürülebilir yönetim sistemini güçlendirmeyi de kapsamaktadır.