Trafik, havamızı kirletiyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın geçtiğimiz günlerde açıkladığı hava kalitesi indeksine göre, trafiğin en yoğun olduğu İstanbul’da hava kirliliği oranı, diğer şehirlere oranla daha yüksek seviyelerde görüldü.
Bu haber 913 kere okunmuş.20 Kasım 2015, Cuma - 11:40

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde açıkladığı hava kalitesi indeksiyle, büyük şehirlerin ve özellikle İstanbul’un havasının diğer şehirlere oranla daha kirli olduğunu kamuoyuna duyurdu. Yayınlanan rapora göre, hava kirliliğinin sebepleri arasında kömür gibi fosil yakıtlar %50 oranla birinci sırada bulunurken, trafik de %30 ile ikinci sırada yer alıyor.

Trafiğin yoğun olarak yaşandığı İstanbul’un birçok ilçesinde hava kalitesinin sağlık açısından “hassas” boyutlara geldiğinin açıklandığı raporda, hava kalitesi seviyesini yükseltmek için tüm kamuoyunun konuya duyarlı olması gerektiğinin ve bireysel olarak alınabilecek önlemlerin altı çizildi.

Çevre kirliliğini önlemek herkesin sorumluluğu

Trafik sorununun hava kirliliğine neden olan en önemli etkenlerden biri olduğuna dikkat çeken Brisa Tüketici Ürünleri Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Levent Akpulat, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yayınladığı rapora baktığımızda İstanbul’da trafiğin yoğun olarak yaşandığı bölgelerdeki hava kirliliğinin diğer semtlere göre daha fazla olduğunu görüyoruz. Hava kirliliğinin en büyük sebeplerinden biri trafik ve bu konuda hepimiz üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeliyiz. Mümkün olduğunca toplu taşımayı kullanmak ve araç satın alırken yakıt yüketimi düşük modelleri tercih etmek bunların başında geliyor. Ayrıca, araç ve lastik bakımlarımızı düzenli yaptırarak, mevsimine göre lastik kullanarak ve yakıt tasarruflu lastikleri tercih ederek hava kalitesine daha az zarar veririz” şeklinde konuştu.

Geçtiğimiz günlerde Borsa İstanbul (BIST) Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer almaya hak kazanan Brisa’nın sürdürülebilirlik politikasını tedarik zincirinden üretime ve satışa kadar tüm süreçlerinde uyguladıklarını belirten Akpulat, “Bir lastiğin neden olduğu karbon salımının %87’si araç altında kullanımda olduğu dönemde gerçekleşiyor. Aynı zamanda, lastik hava basıncının yanlış uygulanması da yakıt tüketiminin artmasına neden oluyor. Bridgestone ve Lassa markalarımız ile geliştirdiğimiz yuvarlanma direnci düşük lastikler sayesinde yakıt tüketimini azaltarak, çevreye verdiğimiz zararı en aza indirmeyi amaçlıyoruz” dedi.

 

 


Doğru lastik seçimi zararı azaltır


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kamuoyuyla paylaştığı raporda, trafiğin hava kirliliğinin başlıca sebeplerinden biri olduğu dikkat çekiyor. Araç sahiplerinin alacağı basit önlemlerle trafik nedeniyle oluşacak hava kirliliğini en aza indirgemek mümkün oluyor.

Araç bakımlarınızı düzenli olarak yaptırın. Özellikle hava filtresi, yağ fitresi gibi filtrelerinizi düzenli olarak değiştirin.
Lastiklerinize doğru basınç oranlarını uygulayın. Unutmayın ki, özellikle kış aylarında lastik basınçlarının düşürülmesi hem aracınıza, hem çevreye, hem de yola zarar vermektedir.
Araç kullanırken farkında olmadan yaptığımız hatalar çevreye verdiğimiz zararı artırabiliyor. Gereksiz yere gaza basılması, fazla devirli araç kullanımı emisyon oranlarını artırdığı için çevreye verilen zararı da artırır.
Araçlarınızda yuvarlanma direnci daha düşük lastikleri kullanmaya özen gösterin. Bir lastiğin neden olduğu karbon salımının %87’si araç altındayken gerçekleşmektedir. Yani bir lastiğin araç altında ne kadar az yakıt tüketimi yapması sağlanırsa, çevreye verdiği zarar o kadar azalır.
Brisa’dan çevreci lastikler


Bridgestone Ecopia EP150


“Çevrecilik” ve “Güvenlik” performanslarını inovatif bir biçimde birleştirerek zorlu bir hedefi gerçekleştiren çevre dostu emniyet lastiği Ecopia EP150’de, İnovatif Nano Pro-Tech teknolojisi sayesinde lastiğin yuvarlanma direnci azaltılarak yakıt verimliliği artırılmıştır. Yeni nesil Ecopia EP150, %14 daha düşük yuvarlanma direnci sağlayarak, %1,7 yakıt tasarrufu sağlıyor. Bu sayede, daha az karbon emisyonu ve salınımı sağlayan Ecopia EP150’nin, çevreye verdiği zarar da en aza indirgeniyor.

Genel kanının aksine, bir lastiğin karbondioksit emisyonunun çok az bir kısmı üretim, lojistik ya da ÖTL(Ömrünü Tamamlamış Lastik) bertarafı sırasında gerçekleşir. Karbondioksit emisyonunun % 87’si, lastiğin bir araçta kullanımı sırasında oluşuyor. Yeni nesil Ecopia lastiklerinin kullanımı ile lastik başına 8 kg CO2 emisyonu önlenebiliyor. Başka bir ifadeyle, tüm Türkiye lastik pazarının Ecopia serisi kullanması halinde Belgrad Ormanlarının yarısı kadar fayda sağlanması mümkün.

Bridgestone Ecopia EP850


Bridgestone’un 4x4 ve SUV segmentindeki en sessiz ve en konforlu ürünü olan EP850, aracını asfalt yolda kullanan ve maksimum konfor beklentisi içinde olan şehirli sürücülere hitap ediyor.

Ecopia serisine özel karışımı ve son teknoloji ürünü konstrüksiyonuyla düşük yuvarlanma direnci sağlayan EP850, karışımında bulunan silika ve katalizörlerle yüzde 20 daha düşük yuvarlanma direnci ve yüzde 2.8 daha az yakıt tüketimi vaat ediyor. Ecopia EP850, düşük karbon salımı ve emisyonu sayesinde de çevreye daha az zarar veriyor.

Lassa Greenways

Düşük yuvarlanma direnci ve yeni teknoloji hafif konstrüksiyonu sayesinde yakıt tüketimini azaltarak, hem kullanıcının bütçesine, hem de çevrenin korunmasına katkı sağlayan Greenways, şehir içi kullanıma yönelik en fazla 1,6 lt motora sahip kompakt ve orta sınıf araçları tercih eden sürücülere hitap ediyor.

Lassa Greenways'in düşük yuvarlanma direnci, ıslak ve kuru zemin performansıyla genel sürüş konforundaki performansı, TUV testleriyle değerlendirildi. TUV testlerine göre, %5,5 yakıt tasarrufu ve %38 daha düşük yuvarlanma direnci sağlayarak çevreye daha az zarar veren Greenways, bu özellikleriyle 20 bin kilometrede yaklaşık 500 lira gibi bir yakıt tasarrufu sağlıyor ve 500 liralık bu rakam Greenways’in ortalama iki senede kendini amorti edeceğini gösteriyor.